SANDPAPER LETTERS / ZIMPARA KAĞIDI HARFLERİ


 
Ne zaman bitecek bakalım bu yazı diyordum; bitti işte! Nihayet “Zımpara Kağıdı Harfleri” miz huzurunuzda. Coştum ilk önce düz yazı fontlarından yaptım. Sonra M.E.B.’ nın el yazısı aklıma geldi & ikinci grubu da hazırladım. Epey meşakkatli bir iş baştan söyleyeyim; özellikle el yazısı ile olanlar!



Nasıl yapılır?   
İlk önce bir yapı marketten –ben Koçtaş’ ı tercih ettim- en uygun gelen “Su Zımparası” nı aldım. Benimkinin barkodunda yazanlar: SU ZIMPARASI 240 KUM 230X280TBK. 4’ er adet her iki grup için de yeterli oluyor. Fontların çıktısını alıyorsunuz. Varsa karbon kağıdı ile yoksa çıktısını aldığınız harfleri kesip; şablon gibi kullanarak-arkalarını çevirmeyi unutmadan-; zımpara kağıdının arkasına harfleri çiziyoruz. El becerim iyidir diyorsanız maket bıçağı; değilse mutlaka sivri uçlu bir makasla zımpara kağıdı harflerinizi oluşturuyorsunuz. Neden yapım aşamasını fotoğraflamadım? Şiddetle maniküre ihtiyaç duyduğumdan Çok sinir bozucu bir süreç. Birkaç kere “Ehhhh! Yapmıycam bea!” diye kendi kendime çemkirdiysem de bitirebildim & sonuçlarını çektim.

 Zemin için: “Renkli Maket Kartonu” ya da “Paspartu Kartonu” diye bilinen malzemede karar kıldım. Düz harfler için kullandıklarım elimde zaten vardı. El yazısı harfleri için epey hummalı bir araştırmadan sonra; 10 yıldır görmediğim bir arkadaşım aklıma geldi & tahmin ettiğim gibi de imdadıma yetişti. İhtiyaç duyan olursa:
Galeri Gülay 422 66 00.

Düz yazı harfleri. (Ben de montessorimom dan aldım. Tasarruf olsun diye renkleri açıp koydum)
Sabitleme için ben direkt Japon yapıştırıcısına yöneldim. Artık iyice bunaldığımdan mıdır nedir; solvent molvent, yok zararlı yok içeriği bu düşünmeden sabitledim harfleri. Unutmadan; sandpaper letters box' ımın sırrı ne biliyor musunuz? Kipa kırtasiye bölümündeki bitmiş kalemkutusu, not defteri kutuları:) 
PS. El yazısı için olanlar artık yarına anca yetişir. 


YARDIM!!!


Ortalıkta o kadar blogger için yardım başlıkları varken; bendeniz hala 3 sütunlu şablona geçişi becerememiş bir zat olarak yardımınızı istiyorum! İngilizce de problem değil ve fakat o kadar gözümü karartıp yaptığım tüm denemeler boşa çıktı. Artık işin keyifli yanı kaçmaya başladı: yeni bloggera uygun, eskisine uygun, gadget, widget, html kodları, yok yükselt, yok genişlet. Tek istediğim şu 3 sütunlu şablon.
Var mı bilen, deneyen?


YUMMYYYYY!!!


Bu maceramızın evveli taa 23 Nisan’ a uzanıyor. O günden beri çıldırdı ve de çıldırttı aynısından alalım diye. Çilek alerjisi devam ederken; üstelik katkı maddeli. Alerji bitti. Sıvadık kolları. Minik eller tadımlık bloğu olsun bu kez:

UZAY YOLU


Uzay maceramız devam ederken hala takmadığımız gezegen lambamızı hatırlayıverdik. Gece apayrı bir şıklığı var inkar edemem.Koca kazık olan Teyze bile cibinliğinin ortasına asıverdi kendininkini. 
Evet; Meraklı Minik uzay mekiği. “3, 2, 1 ve vuujjjjjjjj” deyu fezaya salıveriyor gece gündüz. 
Çok keyifli bir çalışma daha buradan.
 
Çarpıldım! Daha erken yaşlarından itibaren buna benzeyen bir şeyler istiyordum. Görünce de fena gaza geldim. Çok da kolay. Malzeme alışverişiyle birkaç saatte bitecek ama hayat kurtarıcı bir sehpa bence. Şimdilik şu düzenlemeyi yaptık Alpi ile.
 
 
 
 
Fotolar iyi görünmüyor ama olsun bu seferlik. Hatice’ ye değil Netice’ ye bak demişler.
 

BİZ BU HAFTA 2



Bir sürü çiçek aldım. Bu çiçek meselesi gurur meselesi bu evde! Şimdiye kadar –ilkbaharda alırdım hep- aldıklarıma güzel güzel baktım, suladım, çiçek açtılar ama sonbahara doğru soldular hep. Neden? Çünkü ElfAna renklerine , şekline şemaline kanıp hep mevsimlik çiçekler alıyormuş. DA bunu RifBaba’ ya bir türlü anlatamadım. Sevgili koca bir tutturdu “Eve giren her çiçeği öldürüyorsun” diye. Anlatamıyorum. E koca kişisi; bu sefer aldıklarımın hepsi “salon bitkisi” tabir edilenlerden. 3 hafta oldu&epey yol aldık. Bununla beraber saksılarını sadece büyüttüm. Cicili bicililerden almaya henüz çekiniyorum. Hani bir kayıp olursa BİRİLERİ başımın etini az yesin diye..
k
 

Sağdaki RifBaba’ nın hediyesiydi. Ama bunda benim bir suçum yok vallahi! Yapraklar yanmış gibi kavrulmuş gibi olup solmaya başlamışlardı. Hemen apartman görevlimiz Hasan abiye koşturdum -ki kendisi ekip biçme konusunda doludur. Saksısı çok küçük gelmiş&hastalıklıymış çiçeğim. 3 saksıya bölündü&1’ i gitti bile. İkisini kurtarmaya çalışıyoruz.
Soldaki minik minik tomurcuklandı bile.
Bu kendini kurtarmıştı zaten.

Uyku kardeşim ver elini. 

Bu cafe taşınıp da merkeze indiğimden beri göz diktiğim bir yerdi. Hatta doğum gününü burada yapmayı planlamıştım da; cafe sahibi bayan –burası bir sitenin bahçesi olduğundan-apartman sakinleri izin vermiyor maalesef demişti. Olsundu; ben yine de her merkeze indiğimde bi keyif yapmadan edemiyorum. 
 
Bitmedi daha:)) Avrasya Sirki gelmişti hem de evin arka sokağına. Alpi’ nin ilk sirk tecrübesiydi bu. Ne bir çizgi filmde ne de tv de hiç denk gelmemiştik. Bir gün önce uğrayıp broşür&bilgi aldık. O gazla iyice şekli kaymış saçlarını da kısalttırdık dönüşte. Çok hevesliydi. Bütün gece broşürü tekrar tekrar okutturdu. Görme ihtimalimiz olan hayvanları saydırdı ve büyük gece geldi. Biletleri alıp içeri girdiğimizdeyse aslanların alana giriş kapısına gözü takıldı. Kapıda ürkütüc bir aslan resmi vardı&”bizi yiyecekler!” çığlıkları eşliğinde ilk 15 dk yı geçirdik. 
 

Sonrası keyifliydi taa ki aslanlara kadar. 3 aslan+2 kaplanlı maskaralığı nefes bile almadan izledi. Aslanlar pek isyankardı o gece. Zaten oldum olası sirklere bayılmakla beraber programın hayvanlı bölümlerinden nefret etmişimdir. Terbiyecisi kırbaçını devamlı ona doğru hamle yapan aslana şaklattı durdu. L Benim miniğim çıkışta “lüffen lüffen! Burada kalalım” diye yalvardı; büyüyünce pallanço ve cimnastikçi olacağını belirtti ve ekledi:”Anne aslanlar hiç de mutlu görünmüyorlardı bence. Ben büyüyünce aslan terbiyesi yapcam&toplarımı onlarla paylaşcam. Onlara da hiç sopayla buraya zıpla demiycem!”
Bu yazı da burada bitti:)))

BİZ BU HAFTA





Haftayı bir toparlayayım dedim. Öncelikle ne yaptıysam ne ettiysem “minima” yı kurtaramadım&başka bir şablona geçtim. “com” olayı hala kafamı kurcalıyor; bir netlik kazanmış durumda değil. 
Netlik kazanamamış bir başka konu da sezonu kaçırdım artık kendimi geçtim; Alpi’ ye bir okul konusu. Burası bana bir önceki semtimize göre çok ama çok kısır geliyor. Tamam, kabul; sürüsüne bereket park dolu DA ElfAna’ da gezmek, görmek&sosyalleşmek ister. Apartmanda yeni arkadaşlarımız oluyor DA; alışmış kudurmuştan beterdir misali hareket arıyorum bazı bazı. Anlamlı/anlamsız vitrin arıyor gözlerim. Kitap/dergi bakınmak için dere tepe düz gitmemek istiyor ayaklarım-hele ki son halimle daha da zor-. Toplu aktivite yapalım AMA buralar AVM’ ler olmasın diyor kalbim. Tutup maymunumu elinden yayılıp bir cafeye kahve içmek istiyor canım. Aslında gönül muhabbet ister kahve bahane.. Çok mu yalnız kaldık burada ne? Ayıla bayıla geldiğim yeri “dağ başı” diye anar oldum:) İş yok güç yok! Aslında ikisi de yoğun bir biçimde var DA; bu sene de çalışmayacak olmamı hazmedemedim ben yaa. Bir yandan da diyorum ki:
    - Ne güzel işte! Alpi ile berabersin. Kendi kendinin efendisisin.
Öte yandan dürtüyorlar: 
-       Fakir avuntusu kızım bunlar. Seneye neden bu kadar ara verdin dediklerinde kim takacak senin Alpi ile ilgili endişelerini?
Yani sıkıntım en çok da gelecek kaygım. Bunları Alpi’ ye yansıtmamak da çok zor. Ev okulumuza devam oldukça zor zanaatmış. Ev işleri+yemek+Alpi’ nin materyallerinin seçimi+hazırlığı+kaynaklarımız genellikle İngilizce olduğundan Türkçe çevirisi+basımı+laminasyonu+kesimi+okunacak kitaplarım+kendime ayıracağım zaman… E bazılarından feragat etmek şart oluyor. Ben de ev ile ilgili olanlar&kendime vakit ayırma kısmını atıyorum  çöpe! Bu sefer evde düzen meraklısı RifBaba arıza çıkartıyor. Bizim evin halleri işte: yuvarlanıp gidiyoruz…
 
Makas çalışmalarımız hız kazandı. Önce bir gazete sayfasını tutuşturuyorum eline. Pratiğini yapıyor sonra ne seçtiyse ona başlıyoruz. Bu hafta “Meraklı Minik” i seçti. Yaptık kesme/yapıştırmamızı. Oynuyor şimdi canla başla :) 

UÇAN BALONLAR


Dün Ekin’ in doğum günündeydik. Hediyemiz için uğrak yerlerimden birinden dönüyoruz. Alpi’ nin tam uyku saati&henüz tamirden gelmediği için 4 çekerimiz de yanımızda değil. Alpi yoruldu ki ben bile böyle hissediyordum. “Kucak kucak” diye tutturunca e biraz taşıyayım bari dedim. Demez olaydım! 1,5 dk sonra kaldırımda ayağım bir kaydı. Alpi’ yi düzgün bir şekilde yere bırakıp öyle kapaklanmaya çalışıyorum ve sağ ayakkabım ayağımdan fırladı. Alpi şaşkın ama kıkır kıkır. Sonuç: Alpi yere sağ sağlim indi. Ben yere kapaklanmadım ama sağ ayağımda çeyrek yumurta büyüklüğünde mor bir şişim var. Tüm bu denge hareketlerini yaparken zaten problemli olan sağ dizim de iyice haşat oldu. Topallaya topallaya gittik.

Tabii o tempoyla pasta kesim+mum füfleme faslını kaçırdık. Anlayışlı oğlum buna gıkını çıkartmadı. Anne-Çocuk cimnastiğindeki özlediğimiz arkadaşlarımızla ana&oğul hasret giderdik. Yüzler boyandı, balonlardan çeşitli minik&sevimli mahlukatlar yapıldı, palyaçoyla bir olunup eğlenildi ve bol bol fotoğraf çekildi. Alpi bir ara kaydırağın tepesinden feryat figan bağırdı. Ne geri iniyor ne de kayıyor. Palyaço abi imdadımıza yetişti ve aşağıya sarkıtılarak uykusuz çocuk kurtarma operasyonu tamamlandı.
Uçan balonlar vardı bir de.. Doğum günü kızının babasının gazıyla çocukların aynı anda gökyüzüne salıverdiği.. E ama kızlar; ben elimdeki kıytırık makınayla bastım zoom’ u ve bu kadarını çektim. Süper bir manzarayı kaçırdınız. Uyuşuklar sizi:D PS.Mutlu yıllara Ekinciğim.

SAPITAN BLOG SAYFAM


İyice suyu ısındı bu blogspotun! Az kaldı; com ekleyip alıp başımızı gideceğiz! Sayfamda sağda olması gereken her şeyin neden en altta olduğunu izah edebilecek bir babayiğit var mı???




NELER YAPTIM NELER!


Kaç aydır bekleyenler var aralarında. Belki de senesini kutlayacaklar.. Ya başka şeyleri öne aldım ya savsakladım. Baktım ki artık birikiyorlar; 4gün sosyal hayata mola verdim. Şimdi bu kadar şeyi nasıl depolamam gerek diye kafa yoruyorum. 


Bu evrak düzenleyicisini burada & alttaki raflı düzenleyicinin çekmeleceli olanlarından gördüm Ikea’ da. Acil hem de çok acil lazım. E evde bi de bunlara yer ayarlamak lazım. Off..

MUTFAK MATERYALLERİ




Kuzucuğun bir alerjisi daha nihayete erdi: ÇİLEK. Yaşasın!! Geçenlerde ufaklığı anneannesine bırakıp jet hızıyla küçük bir İzmir turu yaptım. Eve dönerken de çilek görünce mevsimine falan bakmadan alayım dedim. Çocukcağız 3 yıldır bu anı bekliyor değil mi? Gözleri yuvalarından oynadı; inanamadı. Ohh bunu da atlattıkJ Ardından anneanne hızını alamadı; kuzucuğa ne zamandır istediği kedi dilinden çilekli pastasını yaptı. Bizimki yine mest.


Bayramda coşup Alpi’ yi lunaparka götürdük. Ne gereği vardıysa! Yani gereği var da; bayramda olmamalıydı. 40dk lık kuyruğun 25ini kucağımda bekleyerek geçirince; "Aklıma edeyim" dedim. Beklediğim kadar eğlenemedi kalabalık yüzünden. Bu aralar yine götüreceğim.


  
Bu merdane de uzun zamandır alınacaklar listemizdeydi de cilasız & boyasızını bulamıyordum. 1tl ye halletmiş olduk. Gerçi ilk gece Bambam gibi RifBaba’ nın kafasında denedi. İlerleyen günlerde düzgün kullanımı görecek. 



Nihayet 1 yıldır aradığım mini rendeye kavuştuk. Lokum’ un annesi bize müjdeyi verince koşturduk & listemizdeki sürahisi ile aldık. Cidden mini ya. 1 parmak kadar! Bugün yarın havuçla başlayıp, tarçınla devam edeceğiz. Neden illa ki tarçın bilen var mı? 











EV KURALLARIMIZ


Bir süredir ortalarda yoktum. Pek meşguldüm efendim. Sayfalar dolusu kart seçildi & basıldı, elde(!) lamine edildi & kesildi & Alpi' ye sunuldu. Son iş görüşmemdeki sabotajından  hal & hareketlerinden sonra özgürlüğü kısmam gerektiğine karar verdim. 5000 illustrasyon arasından 35 tanesi itinayla seçildi ve "EV KURALLARIMIZ" oluşturuldu. Sağ işaret parmağım makasın şeklini almış durumda. Ve sunuma hazırlar:



Bunlar da maddeleri:
EV KURALLARIMIZ
  • Sıramı beklerim
  • Dışarıda anne& babamın yanından izinsiz ayrılmam
  • Duraklarda beklerken anne& babamın elini tutarım
  • Yemek bitene kadar masada otururum
  • Ev işlerine yardım ederim
  • Market alışverişine yardımcı olurum
  • Kendi yatağımda uyurum
  • Akvaryuma elimi sokmam
  • Hava soğuksa atkı&bere&eldiven kullanırım
  • Giysilerimi kendim giyerim
  • Giysilerimi kendim çıkartırım
  • Yemeğimi bitiririm
  • Bilgisayarı çalışmak için kullanırım
  • Bağırmadan konuşurum
  • Gürültü yapmamaya dikkat ederim
  • Arkadaşlarıma "Merhaba" derim
  • Arkadaşlarıma "Hoşçakal" derim
  • Arkadaşlarıma zarar vermem
  • Arkadaşlarımı uyarırım
  • Kendimi tehlikelerden korurum
  • Oyuncaklarımla odamda oynarım-Bu kural arkadaşları geldiğinde veya evin içine etmeye kararlı olduğunda kalabalık bir oyuncak grubuyla oynayacağında geçerli-
  • Odamı düzenlerim
  • Sadece resim kağıdımı&defterimi boyarım
  • Lütfen, teşekkür ederim&özür dilerim gibi sihirli kelimeleri kullanırım
  • Kullandığım eşyalarımı yerine koyarım
  • Toplarım&misketlerimle oynadıktan sonra yerine koyarım-en son bir tane misketine basıp düştü&burnu kanadı. Bu kuralı hiç unutmuyor-
  • Arkadaşlarıma yardım ederim
  • Küçük arkadaşlarımla nazikçe oynarım
  • Sıraya girerim&arkadaşlarımı rahatsız etmem
  • Konuşma kazası yapmam-Bunu bir öğretmen arkadaşımdan duymuştum, bayılıyorum. Sus, konuşma vb ikazlara nazaran daha ilgi çekici&etkili-
  • Doğum günlerinde kuralları unutmam
  • Arkadaşlarımla masa&sandalyemi paylaşırım
  • Yardımlaşma&işbirliği yaparım
  • Arkadaşlarım konuşurken dinlerim
  • Yemekten sonra dişlerimi fırçalarım-uzun zamandır bu büyük bir problemdi. En sonunda akıl ettik fırça kılları sertmiş. Yumuşak alınca bayıla ayıla fırçalıyor-
  • Yemekten önce&sonra ellerimi&ağzımı yıkarım
  • Sık sık banyo yaparım

Bu kuralları yaş gruplarına göre değiştirerek sınıflarımda da uygularım-dım-. Siz de kendinize göre kurallar belirleyebilirsiniz. Resimleri bir klasörde topladıktan sonra kuralı okuyup onun seçmesine fırsat verdim. Böylece hangi resmin hangi kurala denk geldiğini çok iyi biliyor. Elimden tutup ihlal durumlarında göstererek okuyor. Resimler google görsel&flickr dan. İstifçiliğe başladığımı hissediyorum. Download etme hastalığına yakalanmış olabilirim. Bu benim başıma birgün bela açmaz umarım. İndirdikten sonra o siteyi not etmeyi unutuyorum:( Masama bi not defteri koydum ve klasör adı&ilgili siteyi artık not edeceğim


PS : Aslıhan; bir kere daha göz attım&sadece şu adrese ulaşabildim. Daha önce de yazdığım gibi gooogle görsel ve flickr. Arama butonuna child illustration yazdım. Hepsi bu kadar

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More