YENİ UMUT YILI


O ne başlangiç öyle!!! Babam ameliyat oldu; ben yanına gidemedim. Alpi kurdeşen oldu; salak bir doktor müsveddesi "bulaşicıdır bu" dedi; eve gelip de netten araştırana kadar hoop oturup hoop kalktık! Çocuk bir hafta sabah 05:30 lara kadar hatır hutur kaşınmaktan mahvoldu. Sonra da en zayıf yeri olan çene altı şimdi kaşınıyor. Her alerji olayımızdan sonra bu oluyor. Uzun zamandır tv deki haberleri izlemeyi reddediyordum - yazılı basın hatta iki dergi bana yetiyor - bi açayım dedim İsrail!!!İnsan insanlığından utanıyor. Hergün işsiz kalan arkadaş sayım artıyor. Ben herhalde Haziran' a hiç bulamayacağım. Spor dönüşü yorulan kuzumu omuzlarıma oturtayım da 10 dk lık mesafeye, evimize öyle gidelim dedim:Boynum tutuldu. Doktor röntgen sonuçlarına bakınca "Yakın bir zamanda şiddetli savrulduğunuz bir trafik kazası mı geçirdiniz?" dedi!! Benim oğlan kuzuluktan besiliye terfi etmiş. Bu arada temmuz 4' ten beri kontrole gitmemiştik:

temmuz ocak
Boy : 91cm 94cm
Kilo: 11,5 14,5

3 yaşından sonra bir atağa geçecek. Bakalım hızlı dönemde gelişimi nasıl olacak?
Ne gibi beceriler eklendi?
* Bi kere dil pabuç gibi oldu. Karşıma geçip çatır çatır laf ebeliği yapabiliyor.
* Sınırlı boyamaya başladı ki bu beklediğimiz bir şeydi RıfBaba' yla.
* Üstündeki hırka, uzun kollu tişört, kilotlu çorap, ev & sokak ayakkabıları ve fermuarlı herşeyini çıkartabiliyor ve kilotlu çorap hariç hepsini de giyebiliyor.
* Olur olmaz her cümlenin içine "Eşşek gibi yaparım! Eşşek gibi uyuyacağım" ları ekliyor. Nereden (!) duyduysa deliriyor cümle içinde kullanıcam diye.
* Geceleri hala bizimle uyuyor. (Ahh o üstüste geçirdiği hastalıklardan sonra uyku, yemek, temizlik.. bütün düzenimiz alt üst oldu.) Bunda bir değişiklik yok ama fazla önemsemiyormuş gibi yapıp -aslında deli gibi istiyorum- uyku zamanı odasına yönlendirmeye çalışıyoruz. Tam gardını almadı daha lütfen gidip yatıyor bazen.
* Gece üstü örtülü diye uykusunda çeneme kudurmuş gibi attığı tekmelerden-doktora bile gittim boğazımda ağrılı bir şişlik var diye- usandık ve daha kalın bir uyku tulumuna sokuşturup yatırıyoruz artık. Michelin reklamlarındaki figüre benziyor. Bu da bizim yeni eğlencemiz.
* Yakın bir zamanda cura alıp halk müziğiyle bir aşinalık sağlayacağım.
* Klozetin içine minik arabalarından birini düşürüp Anne bileklerine kadar naylon poşetlerle onu oradan alıp çöpe atınca; tuvalete oyuncakla girme faslımız da bitti.
* Mutfağa ve banyoya yaptığım düzenlemelerden sonra küçüğüm daha mutlu. Daha rahat erişebiliyor.
* Benim bütün arkadaşlarımı sahiplendi. Eve hangisi gelse benim arkadaşım diye kapıp odasına götürüyor.
* Televizyon izleme saatleri birden 1/2 saate indi & hiç de beklediğim gibi olumsuz bir tepki vermedi. Hergün O farkında değil ama 5' daha kısalıyor. Yakında 15' ya düşmüş olacak.
* Yeni rutinler oluşturmak için yeni fikirlerim var -yarın başlıyoruz umarım çabuk adapte oluruz.
Umutsuzluklarla girdim yazıya ama planladıklarımla bitti. E ne de olsa çıkmadık candan umut kesilmezmiş.

BEO. DOKUNMA HİSSETME DUYUSU-ELİF&ALPİ (30 Aylik)


Bölmeli bir tabağa buz, havlu,deri kılıf, minik toplar, pamuk, ceviz ve spiral dokulu bir oyuncak yerleştirdim. Birazdan gözleri kapalı olarak dokunduğu nesnelerin ne oldugunu tahmin edeceğini söyledim. Gözlerini bağlamamı tercih etmediğinden dolayı bir göz bandı da bu işi gördü. İlk önce heyecanla "Bu neymiş? Bu neymiş" diyerek inceledi&tahminlerde bulundu. Daha sonra gözleri açık ve kapalı olarak birkaç kez daha tekrarladık. 2.aşamada yumuşak&sert gruplaması yaptık. 3.aşamada eski mama sandalyesi oyuncağının kanatlarındaki pütürlü sekilleri&kaygan pütürsüz yüzeyleri karşılaştırdık. Son aşamadaysa "Dokun&Hisset Bebek Kitapları" ile yine benzer fonksiyona sahip baska kitap serisini inceledik. En çok kedi, tavşan ve iguanayı incelemekten hoşlandı.
Alpi' yle sık sık duvarların pütürlü yüzeylerine kağıt koyup desen çıkartıyoruz. Bir benzer uygulamayı topladığımız yapraklar&kumla da yapıyoruz.

Bu konuya uygun sık tekrarladığımız başka bir etkinlik. Minik baloncukların şiş ve patlamamamış olanlarını parmaklarıyla dokunarak buluyor&sıkarak patlatıyor. Çıkan ses O' nu çok eğlendiriyor; hissetmek üzerine yoğunlaşıyor; küçük kas gelişimi için gayet iyi bir uygulama.

BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ

Ailece tatil kavramından bu sene okadar uzak kalmıştık ki; ilaç gibi geldi hepimize. Haftasonu boyunca tatil olduğunu ve babasının işe gitmeyeceğini sayıklayan yumurcak bavul hazırlıklarıyla sıkı bir dede krizine girdi. Cumartesi gecesini "Dedeye gidelim. Karanlıkta gidelim. Hayır yarını beklemiycem!" çığlıklarıyla bitirdik. En sonunda dede sayıklayarak uyuyakaldı. Şimdi de teyze sayıklıyor: "Ece ne zaman gelecek? Hemen gelsin!" Büyüdükçe özlemleri ağır basmaya başladı. Alpi' ye en kısa zamanda bir aile albümü yapmak farz oldu. Yolculuğun ilk yarısı zorlu geçti. 10dakikada bir arka koltuğa geçmekten veya arkaya dönüp yere düşürdüğü oyuncakları toplamaktan iyice gerilmeye başlamıştım ki uyudu. Söke molasından sonra sakin ve rahatlamış uyandı. Bol bol kitap inceledi. Yolda gördüğümüz tarihi alanlar hakkındaki "Bi ara buraya gidelim" yorumlarımız "Hayıll! Dedeye gidiyoluz oraya diil!" diye kesintiye uğradı. Nihayet vardık ve bizim cüce dedesinin eline yapıştı. Yolda selam veren konuşmaya gelen herkesi de başından savdı. Evde Ecesinin tepesinden inmedi ve kedilerin canını çıkartırcasına sevdi, mıncıkladı hatta yoğurdu. Tam bir Elmaira:) Uyku düzenimiz nasılsa bozulacak diye hesaplamışken Eceyle 22:00 sularında yatağa girip uyuması ve bunun tüm tatil boyunca sürdürmesi ağzımızı kulaklarımıza vardırdı.


Bayram sabahı RifBaba & babamın poaça, açma ve simit yüklenerek eve girmeleriyle evde bir hareket başladı. Hep beraber kahvaltıya oturduk. Alpi ile kendi evimiz haricindeki evlerde yemek faslı bir kabusa dönebiliyor. Bilmiyorum tüm mama sandalyesi sever cocuklarda bu var mı yoksa bize mi mahsus..Ama sandalyeye oturttuğum anda pırrr.. Alpi sırra kadem basıyor. Devamlı yerine oturtmaya çalışırken günün şanslısı hangimizsek yemeğine buzz gibi devam ediyor. Tatilin yarısı bu şekilde devam etti diğer yarısında daha uyumluydu. Biz bayram çocuğuna her evin farklı kuralları olduğunu ama yemek istemiyorsa bile herkez bitirene kadar masayı terk etmesinin doğru olmadığını hatırlatmaya devam ettik. Kahvaltı problemden uzak hatta keyifli geçti. Daha sonra odamıza geçtik ve heyecandan zıp zıp zıplayan minişe kumaş pantolon, gömlek, kravat, süveteri ve ceketini giydirdim. Bu kadar heyecan sırf o ceketi giyip ortalıkta gezinmek içindi. Ceketini geçen kış sonu almıştım. Yazın atak yapıp bu kadar gelişeceğini hesaba katmadığım için neredeyse daralmış ceketi. Herkezle bayramlaştı. Önce el öpüyor sonra kendi elini karşısındakinin alnına koyuyor sonra da sırıtarak "Pala vel" diyor. Arkadaşı Sertan da gelince ortalık resmen şenlendi. Bir kahkaha iki ağlama sesleri eşliğinde öğleden sonra merkeze inip dolaştık. İkisi de aynı anda uyudu ve uyandılar. Yazın böyle denk geliyordu halbuki aralarında 1 koca sene var. E bize de sohbet için bol bol vakit kaldı. Dönüşte hepberaber Sertan' lara geçtik. Orada da bol bol baby tv izleyip oynadılar/kapıştılar.


Ertesi gün Cemile abla&Yiğit abiyle buluşmak için yollardaydık. Yazın da buradaydık & ben bayılmıştım. 30 yaş üstü anne&babalar, çocukları, kediler, köpekler, sığ bir deniz, harika bir kumsal. Yazdan kalma bahçe oyuncakları epey oyaladı Alpi' yi. O çok değerli köpeklerini bile paylaştı arakadaşıyla. Ama karşılığında boyalarıyla resim yapmaya ikna edemedi kuzucum arkadaşını. Çok da dert etmedi. Büyüyor ve zorla güzellik olmuyoru anlamaya başlıyor:) Akşamına hızlı bir akraba turu, akşam yemeği ve hoop yatak. Biz yine özgürüz RıfBaba' yla ama bir fırtına çıktı kii.. Burnumuzu dışarı uzatamadık. Evdeyiz ama olsun başbaşa sayılırız.


Son günümüz yine vurduk kendimizi sahile. Gidiyoruz yaa hava bir güzel bir berrak sormayın. Yıllardır bu iğrenç tesadüfleri yaşıyorum. Biz Eceyle babamı ziyarete geliriz; birkaç saat sonra ortalık kıyamet alanı gibidir. 2-3 gün kalırız; döneceğimiz sabah hava misss. Alıştım artık. Biz de keyfini çıkarttık. Kendi bayram harçlıklarıyla luunaparka ve akülü arabaya bindi. Gezdi tozdu ve uyudu. Biz de kahvelerimizi yudumlayıp babam, Nana, Ece ile sohbet ettik ve dönüş saatimiz geldi. O esnada uyuyordu Alpi yoksa kıyamet kopacaktı dedesi & kedilerden ayrılıyor diye. Bayramın son iki gününü de anneannesiyle geçirdi kuzucuk. Yarın işbaşı. Hayatımız eski temposuna dönüyor bir yığın kirli çamaşır ve tapteze anılarla..

BAY PAPATES KAFA

Baba nasıl kıvama getirilir?
Öncelikle en masum kedi bakışları takınılarak dünyayla irtibatını kesmiş babanın görüş açısına girilir. Masum bakışlara ek olarak sevimli & mahsun bir yüz ifadesi takınılır. Yanağa koca bir öpücük kondurulurken bir yandan da baba okşanır. En sevimli ses tonuyla "Babacım patates kafa alabilir miyiz?" diye sorulur. Ve hedefe ulaşılır.

EN SONUNDA KULLİDİ!

 Bizim küçük beyefendi ne zamandır araba konusunda babasının kabusu olmuştu. Direksiyon başına geçtiğini gördüğü anda "Baba ben araba kulliycammmm" diye ortalığı birbirine katıyordu. Tatilde denk geldi ve küçük şoför direksiyon başına geçti. Atraksiyonlar, geri geri gitmeler. Sanki direksiyon başında doğmuş! Ne kadar güzel gözlemliyorlar iyi bir örnek.

WHO LIVES IN A PINEAPPLE UNDER THE SEA?



Hem Sponge Bob' un hem de baloncukların hastası benim oğlum. E hal böyle olunca tatil boyunca -uyurken bile sarılıp uyuyor çubuğuna- püff püfff üfleyip durdular teyzesiyle.
İzlemesine izin verdiğim çizgi filmlerden birisi Sponge Bob. "Hazır mısın? Duyamadım" dediğim anda önce baloncuk tabancası, füfleyen baloncukları ve Sünger Bob oyuncağıyla televizyonun karşısına kuruluyor ve sonraki 15dk nefes almadan göz kırpmadan transa geçiyor. Önümüzdeki yaz denizin dibinde sünger ararsa şaşırmam.

Evimizin Odaları B.E.Ö.




Evimizin hala arada durup gözatmaktan bıkmadığımız tek odası Alpi' nin odası. Henüz karnımdayken "MİNİŞ" diye sevdiğimiz dönemlerde; ileride de sıkılmadan kullanabileceği ve üzerinde değişiklikler yapılabilecek bir oda tasarlamıştım. İzmir firmalarından birtanesiyle anlaşmıştık. İsmini vermeyi çok isterdim fakat bu kriz onları sanırım çok etkiledi & link dahi veremiyorum. Bir jest yapıp takımın adını da "Miniş" koymuşlardı. Bu yaza kadar da hala günde 40 sipariş alan tek modeldi. Bunu gururla yazıyorum çünkü gerçekten iyi iş çıkartmıştım. Gerçi firmada sabit çalışan tasarımcıları olsaydım; sonradan yaptıkları ekleme & çıkartmalara engel olmaya çalışırdım.
Neyse Alpi odasında mutlu; biz odayla mutluyuz. Montessori' den yararlanarak yaptığımız son rötuşlarla da ayrı bir güzellik geldi sanki.

Montessori Start Aldık!

Hem eğleneceği hem de eğitim gereci olarak kullanabilceğimiz materyalleri ararken rastladim bu magnetli tahtaya.

Arabalarına yol yapıyor gibi görünüyor amaaa aslında çubukları düzenli bir şekilde birbiri ardına sıralıyor.


 Görseli her zaman iyidi Alpi' nin. Bu konuda hiçbir şüpheye yer bırakmıyor. Acaba ortaya ne çıkacak diye bir atak yaptım ve dairelerden birini tahtanın en üstüne koydum. "Bu, Alpi' nin arkadaşının kafası olsun bakalım." Ve devamını getirebildi. Bi de yanına arkadaş kondurdu. Akşam fotoğrafları RıfBaba' ya gösterdik ama inandıramadık. Bir şov da ona. Gözleriyle görünce ikna oldu.


Büyükten küçüğe doğru sıralama.


Kuleler.

 Minik parmaklar için bulunmaz nimet. Ben de küçükken bayılırdım bunlarla oynamaya. Dikkati yoğunlaştırma, konsantrasyon süresi, küçük kas gelişimini destekleme, seslere karşı dikkatini çekmede kullanıyorum. Eğlencesi de bonusu. Tabii "Anne göstersene" dediğinde geriye alabilmek için biraz hır çıkıyor.

 Renklere göre kategorizasyon.

  Çok bölmeli tepsi bazen yemek bazen de eğitim araç gereci gibi kullanılıyor. Bir tane daha alsam iyi olacak.



Bu görünen yapı(!) dev bir spor kompleksi. Anne&çocuk cimnastiğini canlandırdı. Köpeklerini almış hoplatıp zıplatıyordu. Denge tahtasını, merdivenleri vs. yapmış.

 Yine parmak egzersizi için. Etiketi adamakıllı yapışık bitmiş kutular doğru Alpi' nin önüne. Sıyır oğlum, temizle bunları. Yazın anası deniz kenarında birasının etiketini sıyırırken konuya hakim olması amacıyla da kullanılabilinir.
E şeytanın bacağını kırdık artık. Gerisi bir şekilde gelir.

B.E.Ö. - MESLEKLER


Bilgisayarın azizliğine uğradık. O yüzden geç kaldık bu etkinliği yayınlamakta. Ben de kendi bloğumuza koyayım diye düşündüm. Alpi bir süredir iş makinalarına ve itfaiye arabalarına takmış durumda. Bu sebepten dolayı seçimimiz belli oldu. Seçim öncesi Balçova sokaklarinda iş makinası bulma zorluğu hiç çekilmiyor. Biz de ilk gördüklerimizi durdurduk. Bir kepçe & kamyon. Alpi şoför amcalara yaklaşıp"Binebilir miyim?" "İnceleyebilir miyim?" diye sordu ve cevabı beklemeden kollarını uzattı. E amcalar da kırmadılar ve başladılar işlerinin inceliklerini anlatmaya. Alpi dinledi onlar anlattı, Alpi sordu onlar anlattı..Kamyona binerken doğrusu epey bi tedirgin oldu. Bu kadar yüksek olacağını tahmin etmemişti galiba. İyice inceledi araçların içini dışını. İki de direksiyon çevirdi. Gayet mutlu mesut indi aşağıya.


Birkaç gün sonra İtfaiye merkezini ziyarete gittik. Evde bir önhazırlık yaptık. Ben daha önce çocukları götürmüş olduğumdan dolayı içerideki alet edavatı biliyorum. Alpi' deki oyuncak versiyonlarını seçtik, sırt çantasına doldurduk ve itfaiyecileri incelemeye gittik. "Melaba! Ben Apelen! Arabanızı inceleyebilir miyiz?" Amcalar yine gülüyor ve OK' yi alıyoruz. İlk önce arabaların durduğu alana gittik. İtfaiyeci amcalardan bir tanesi hooop Alpi' yi oturtuverdi koltuğa. Aman Allahımm!!! O gözler fır döndü okadar düğmeyi bir arada görünce. Sonra aşağıya indirdi ve sireni çalıştıracağını söyledi. Buraya kadar herşey süper gidiyordu. O sirenle birlikte küçük kuzucuğumun aklı çıktı! Evde o kadar da anlatmıştım ama "Gidelim buradan, yeter artık itfaiyeci arabaları" diye bir koşuşturması vardı. Dışarıda biraz kedilerle oynadıktan sonra kendisiyle ilgilenen amcalara oyuncaklarını gösterdi ve ne işe yaradıklarını anlattırdı. Biraz ürkmüş olarak bitişikteki parka doğru gittik..

Bütün Kızlar ve Alpi Toplandık

1. HAFTA
Anne-Çocuk Cimnastiğinden 4 arkadaş toplandık ve oyun grubumuzu kurduk. İlk toplantımızı baktık hava da güzel Kır Evi' nde yaptık. Gayet hareketli geçti. Ortalık cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle doldu. Birbirlerini salladılar, kovaladılar, -bundan kediler de nasibini aldı- oyun evine doluşup annelere cilve yaptılar, sırayla kaydıraktan kaydılar. Ufak tefek itişip kakışmalar olmadı mı? Oldu tabii. Bazen araya girdik; bazen de oluruna bıraktık uzaktan gözlemlemekle yetindik. Öğle yemeği zamanı hepimiz masaya sığışıp gözleme ve ayran keyfi yaptık. Oyun masasında oturup birkaç tekerleme&şarkı söyledik ve haftaya görüşmek üzere ayrıldık.

2.HAFTA

Yine açık alanda buluşma hayalimiz vardı. Bu sefer İnciraltı' ndaki oyun alanına gidecektik. Sabaha karşı yağan yağmur süpriz oldu bize ve sabah Sevtap&İrem' lerde toplandık. Eğitici oyuncaklar onları epey bi oyaladı. Bol bol legolar, oyun hamurları ve yapbozlarla ilgilendiler. Alpi genelde bireysel oyun tercih etti ama radarlar hep açıktı. En ufak bir olayda dönüp kontrol etti ve ardından yine oyununa döndü. Bi ara İrem' in odasını topluca istila ettiler. Elmo izlediler. Bol bol kapışma oldu ve haftaya bizde buluşmak üzere ayrıldık.

3.HAFTA

Geçen hafta Alpi' nin ilk kez bademcikleri şişti. Ne anne anne-çocuk cimnastiğine ne de başka biryere gidebildik. İlk iki günden sonra bir daha ateşlenmeyince doktorumuzun izniyle oyun grubumuzdakilere gelebilirsiniz dedim. Akşamdan oyuncaklar ayarlandı. Karşılamaya gittik ve eve girer girmez doğru oyuncaklara hücum ettiler. Bu sahne benim çok hoşuma gidiyor. Antenler dönüyor, oyuncaklar algılanıyor ve hücuummmm. Küçük böcekler! Grubumuza yeni bir anne kız katıldı: Meryem&Doğa. Bu haftanın zor geçeceğini tahmin ediyordum ve arkadaşlara da gerekli uyarıları yaptım. Ama yine de küçük maymun coştukça coştu, hırçınlaştı. Atıştırma faslı da bittikten sonra artık dayanamadı misafirlerimiz ve parkta devam edelim diye evden sokağa zor kaçtılar :)) Neyse 1 saat kadar park hepsine iyi geldi. Alpi salıncak üstünde uyuklarken kızlar kovalamaca oynadılar. Uyku iyice bastırınca evlere dağıldık.

4.HAFTA

Bugün Aylin&Ada' lardaydık. Akşam Alpi ceketini görünce giymek istedi ve bugüne giydirdim. Saçlarını taramama izin verdiği gibi bozulmasın diye ellemedi bile! Yolda aklına geldikçe "Anne ben yakışıklı oldum değil mi" diye sordu. Kendini şöyle bir gösterdi iltifatlardan tatmin olmuş bir şekilde hoooppp Ada' nınodasına..Daha önce geldiğimiz için yolu da biliyor. Hemen ahşap trenlerin başına oturdu. Bir süre sonra Patates Kafa' yı farketti ve yaklaşık 3 koca saat neredeyse başını bile kaldırmadan Bay ve Bayan Patates Kafalar imal etti durdu. Bir gece önce-sabah- 2 ye doğru uyumuştu. Bugün fazla etliye sütlüye karışmadan tek başına oynamayı tercih etti ben de müdahale etmedim. Gitme saatine yakın Aylin' in çıkardığı çadirda boğuştular. Bütün gün birbirlerini görmezden gelen Ada&Alpi gider ayak sarmaş dolaş; alt altta üst üste Wall-e izlediler.Bayramdan sonra Meryem&Doğa' larda buluşmak üzere ayrıldık.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More