OKUL ÖNCESİ KURUM SEÇERKEN

Dün öğleye doğru Alpi ile pencereden dışarı bakıp çene çalıyorduk. Çan sesleriyle birlikte bu sürpriz koyunlar geçiverdi :) Alpi nasıl mutlu nasıl mutlu! 5 gün anneannesinde kalıp da sonra beni görse o kadar ışıldar o gözler sıpamın. Haliyle insan "Noluyo be??" diye soruyor. Dağ başı dağ başı dedim dedim; öyle olmaz böyle olurmuş :P Ha bitti ha bitecek bekliyoruz da bitmiyorlar. Çünkü bu kadardılar!


Sonra sıkıldık biz koyunları izlemekten. Alpi oturma odasından sevinçle bağırdı:
"Anne koş! Bulaya gelmişler!"
"Yok artık" dedim ama yine de gidip baktım. Öyleymiş. Devasa bir sürü. Kendimi karsız Alplerdeki Heidi gibi hissettim. Hava soğuk ya; sokakta in cin top oynuyor. Tıngın mıngır. Otlaya otlaya gittiler. Sabahı koyunlar kurtardı yani.
Kalan günleri kim kurtaracak? Çoğumuz aynı dertten muzdarib miyiz? Evde çocuğu ile birlikte olanlardan bahsediyorum. Dışarıya istediğimiz sıklıkta çıkamıyoruz. Çıksak bile istediğimiz kadar kalamıyoruz. Oyalanacak bir çocuk var. Nefes almak isteyen bir anne var. Kitap oku, oyun oyna da nereye kadar?
 Geçtiğimiz hafta bu sorular kafamı daha fazla meşgul etmesin istedim artık. Uzun zamandır aklımda olan bir okul vardı. Hava da mucize gibi 4-5 saatliğine iyiydi. Yolu uzatarak yürüdük, fotoğraf çektik, böcekleri & çiçekleri inceledik, kaldırımlardaki pembe çizgilere basmadan zıpladık, güneşin ilk pırıltılarıyla yaka bağır açıp gezen İzmir ergenlerine şaşkınlıkla baktık. Okula bakmak üzere evden çıktığımızı biliyordu Alpi. Yol boyunca sadece okul hakkında bilgi alacağımızı & belki bir kaç saat durabileceğimizi söyledim. Orada şöyle davran, böyle davranma, paylaş, sıranı bekle gibi vaazlar yoktu. Bu, çocukları geriyor. Sanki okula girince; anne/baba ondan böyle birşey bekliyormuş gibi bir izlenime kapılıyorlar. "Ortalığı öyle bir karıştırmalıyım ki; bizimkiler hayal kırıklığına uğramasın. Çünkü; benden beklenen bu!" ve ya tablo biraz daha hafifler ve nasıl davranacağından emin olmayan; sinirli bir çocukla okul gezisi başlamadan biter.

Sonunda okula ulaştık. Bahçe kapısı ardına kadar açıktı. Daha önce ki alıştırma turlarımdan hatırladığım kadarıyla kapalı dururdu. Bina kapısına geldiğimizde onun da açık olduğunu gördüm. Girdik içeri & üzerinde kurucu/müdür yazılı olan kapıyı görene kadar okulun içinde girip çıkmadığımız oda kalmadı. Hedef odayı tıklattık & girdik. Kurum sahibi olduğunu öğrendiğimiz bey karşısında bizi görünce; hem de anlattığım şekilde girdiğimizi görünce çok panikledi. Hemen telefonlar açıldı; personel uyarıldı-sakin & seviyeli bir tonda- içeri bir öğretmen daldı; Alpi' yi alıp alamayacağını sordu. Zevkle teslim ettim. Kurucu bey bu işe nasıl & ne vakit girdiklerini biir biir anlattı. Derken eşi de bize katıldı. Çaylar, kahveler.. Bir ara aynı öğretmen & Alpi yanımıza geldiler; bahçe için izin aldılar. Verdim, gittiler. O gün bir de Alpi' yi bana okulu gezdirirlerken koridorda karşılaşınca gördüm:
"Çekilil misin anne?!? Alkadaşlalım sınıf değiştiliyollll!" diyerek yanımdan geçti. 4 saat kadar kaldık o gün okulda. Ve topu topu çocuğumu 3 sn kadar gördüm. O kadar hazırmış ki..o kadar uzun zamandır hazırmışım ki :P
Ne zaman başlayacak?
Bir ara başlayacak. Haftanın 2 yarım günü. İki saat için konuşmuştum. Fikrimi değiştirdiler. "Madem maksat çocuğun topluluk içinde yaşamı tecrübe etmesi, eğlenmesi vs ise; yemek saatlerinde de arkadaşlarıyla birlikte olması yerinde olacaktır" da anlaştık.
Ev okulumuz bitti mi?
Tabii ki hayır! Alpi şu anda buna ihtiyaç duyuyor. Kendisi dile getirdi. Ben de seve seve dedim. Projeler, materyaller, herşey zaman zaman eskisinden de hızlı; zaman zaman da ağır aksak ilerliyor.
Okulu seçerken ki kriterlerim nelerdi?
Web siteleri & tanıtım broşürlerine baktığımda -8 ay kadar önce- "vizyonumuz, misyonumuz, şu felsefeleri benimsedik de şu programları kullanırız, bizden çıkan çocuk var ya ortalığı öttürür" türünde bir yaklaşımları yoktu. Yüzyüze görüşmelerimizde de bu konulara hiç girmedik.
Okulun fiziksel şartları çok iyi. Ön bahçe, arka bahçe ve zemin kat olduğu gibi kapalı oyun alanı. Bina içinde bir oyun alanı daha var.
Her yer parke. Saçma sapan halıfleks/paspas vs yok. Çocukların kullandıkları tuvaletler -hele ki içeride bir veli varsa- ilk 3dk içerisinde elden geçirilir zaten. O yüzden ben hep personel tuvaletini o ilk 3 dakikada kullanırım. Çıkar çıkmaz; kaybettiğim sıvı miktarını kazanmak için -yalaaaannn!teftiş resmen- ikinci durağım mutfaktır. Çaktırmadan personel/öğretmenlerin tırnak boyu& aksesuar seçimlerine bir göz atarım. Yıllardır mesai saatleri içerisinde beyıldığım halde hacimli yüzük, eğilince çocuğun kafasına gözüne çarpacak uzunlukta kolye, yine çocuğun orasını burasını çizebilir diye metal bileklik/saat, sarılınca batabilir diye broş -ki aklınıza hemen madam broşları gelmesin :P - kullanmıyorum. Kullanan bir öğretmene de denk geldiysem o okuldan vazgeçerim. Çünkü uyarılınca o anlık çıkartılır o aksesuarlar. Hijyen kontrolü bu kadar.
Yemek listesi düzgün görünüyordu. Öğle yemeginden sonra gittik ki kargaşanın içinde bi de biz strese sebep vermeyelim; düzeni & dikkatleri dağıtmayalım. Bir ziyaret daha yapıp tatmak da gerekebilir. Aslında planım öğleden önce gidip bir gün öncesinin ikindi kahvaltısından istemek hehhee:) Teftiş veya zehirlenme gib idurumlar için 24 saat saklamak zorundalar. Saklamadılarsa çok büyük bir eksi..
Her grubun belli bir sınıfı var ama her etkinlik için devamlı sınf değiştiriyorlar. İlk başta tuhaf geldi doğruya doğru. Konuşunca tüm gün aynı odada durmaktan kendilerinin bile sıkıldıklarını & çocukların bundan çok hoşlandıklarını söylediler ki katılıyorum.
Vee benim can alıcı sorum. İster Alpi için ister kendim için görüşmede olayım; bu benim kilit sorumdur:
"Öğretmenlerin molaları ne kadar sürüyor? Onlar moladayken çocuklarla kim ilgileniyor?"
Bu semte taşındığımızdan beri şunu idrak etmiş bulunuyorum: Şehirden şehire anlayışı bırak; semtten semte bile tutumlar değişiyor okul öncesi kurumlarda. Ön ve arka bahçeli, en az 40dk düzenli mola kullanılan, sınıfta yardımcı öğretmenin bulunduğu, malzemelerin bol kullanıldığı, zırt pırt bahçeye çıkılan, etkinliklerin çocuklara bırakıldığı, sınıf düzeninde ve içerisinde her şekilde özgür olduğun okullara alışığım ben. Burada isegenellikle sitelerin zemin katları okul, kaldırımın bir kısmını da dahil ederek ön bahçesini (!) büyütmeye çalışan, gıdım gıdım malzeme kullanılan & bunların da parası velilerden istenen, yardımcı öğretmeninin olmadığı & molan da olmadığı için gerek duyulmadığı bir düzen hakim. 7 kelime geriye gidelim "MOLA YOK!" Yani sabahın 7sinde gel, ortalama diyelim18 çocukla tüm gün bir odada tıkılı kal, aksam nöbetçi isen 20:00' ye kadar yolu var18:30 da git evine.
"Faunus içerisinde çocuk yetiştirme" fikrine taparcasına sahip çıkan kaçık ebeveynler tarafından desteklenen okul yönetimi; gün içerisinde 1 kez 10-15 dk bahçe izni  verir. O da yağmur, rüzgar hasta ettiği; güneş çarptığı ve terlettiği için ne ara uygundur bir türlü anlayamam her gün olmaz! Ondan sonra gel de o öğretmenden sen sabır, tam performans, öğretme şevki bekle. Daha çooook beklersin. Durum bu; bildiğim için önemli bir ayrıntı idi.
"Öğretmenlerin molaları ne kadar sürüyor?" soruma aldığım cevap beni,tatmin etti. Branş dersleri 40dk sürüyormuş & cuma hariç hergün varmış. 2 saatlik öğle uykusunda da 1er saat dönüşümlü molaları varmış. Gün içerisinde nefes almak istediklerinde de alabiliyorlarmış. Müdür, çocuklara göz kulak oluyormuş. 4 öğretmen var. 13, 7, 4 senedir üçü; bu senenin başından beri de diğeri onlarla çalışıyorlarmış. Demek ki ellerinde tutmayı biliyorlar & rahat çalışabiliyor öğretmenler de..
20 küsur senelik bir kurum. Tecrübeleri de var. İşte böyle.. Yeni bir sayfa açılacak yakında. Yukarıdaki sürüye dahil olmayacağız :) :)

Fotoğraflar, okula giderken Alpi' nin halleri.


*Biterken Alpi & RifBaba uyuyor, Ella Fitzgerald - Everytime We Say Goodbye çalıyor.

6 yorum:

NURAN EVREN YILMAZ dedi ki...

Alpi ve annesi için yeni sayfalar açılıyor. Yazdıklarının her kelimesine aynen katılıyorum. Hadi bakalım hayırlısı olsun, bundan böyle Alpi'nin okul maceralarını da dinlemek istiyorum.

ece dedi ki...

:)) hadi hayırlısı olsun..

ASLISH dedi ki...

Yaşasınnn.. Alpi'nin okul maceralarını, ödevlerini vs okumak çok zevkli olucak :-)

ElfAna dedi ki...

Nuran,
Alpi' den fazla olmasin; ben de sabirsizlaniyorum :P

Ece,
Tesekkurler.

Aslish,
Hem de nasil!

Mlke-Btkn dedi ki...

Elifcim teftişte ihtiyaç olursa bende seve seve gelirim :):):)

Ahh Alpide okullu oluyorr vayy be!!!

ElfAna dedi ki...

Sagol Melike; senin teftisi beraber yapariz artik:)

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More