Alpi okulda

 Sabahtan beri Alpi & RifBaba ile köşe kapmaca oynuyorum. Kahvemi hazırlayıp tam bilgisayarın başına geçiyorum ki; içeriden sesleniyorlar. Oyun oynanacak 3. lazım, bir oyuncak bulunamıyor, elma kaldı mı acaba, pazardan neler alınacak, pazara beraber mi gitsek... Şu anda da RifBaba uyumamaya kararlı bir cüceyle cebelleşiyor. Odasından gelen isyan nameleri eşliğinde inadım inat deyip oturdum nihayet.

*Bu aralar yapmayı en çok sevdiği hinlik: "Babacığım,sen önden git de ben arkandan geleyim. Bu çağrıya safça uyan babanın başına gelecek ise; poposundan alınan acımasız bir ısırıktır! Bunun bir de babasının bacaklarının arkasına geçip, dizleriyle adamcağızın dizleri bükülecek şiddetle vurma versiyonu var. 

Bir süredir hem yazmak isteyip hem de bundan kaçınıyordum. Bugün konu üzerine kafa yordum ve sebebini buldum. "Alpi Harikalar Diyarında" yı açtığımda; görsel kaygısına fazlasıyla düştüğümü fark ettim. Anlatmaya çalışayım; konuya girdiğimde, ilgili fotoğraflarla uğraşmaktan ne yazacağımı unutuyorum. Fotoğrafları önceden düzenleyince yine o an aklıma gelenler, uçup gidiyorlar. Buranın yazı ağrlıklı olması için fotoğrafları asgaride tutmam gerek sanırım. Bu noktada önerilerinizi bekliyorum. Aklımdan flicker hesabı geçiyor. Ne dersiniz?

Bilmeyenler için yazayım yılın ilk yarısı çalışmıyorum. İkinci yarısı henüz net değil. Alpi hafta içi yarım gün olarak yeni bir okula başladı. (30 Eylül 2011) Sabahları babası bırakıyor, öğlen ben alıyorum. 12 kişiler sınıfta. Küçük bir okul. Samimi üstelik. Öyle rahat dizginlenen bir çocuk olmadığı için göze batmasından endişe edilmiyor. Dolayısıyla bilmem kaç saat başka bir odada bilgisayar oynasın teklifinde bulunan yok. Sorumlu öğretmen gerçek anlamda tecrübeli; sen yokken beni takmıyor diye mızmızlanmıyor da. Müdür ilk günden kalbimizi fethetti. Olmaması gereken hiçbir şey yok; demek ki doğru yerdeyiz. İlk gün sınıfın kapısından bakmayı bile reddetti. İki kez elimizden kurtulup koridora ve bahçeye kaçtı. Babasıyla gülüp geçtik. Ne de olsa ilk kez annesi yanında olmadan okula gidecekti. Bir ara yanıma gelip, "Anne beni yanliz birakma. Yaz okulunda sen bir gün yanımda yoktun ya; öğretmenlerim bana çok kötü davrandı. Bu öğretmenim de bana öyle mi davranacak? Nüffen, nüffen beni yanlız bırakma." dedi ve iptal oldum resmen. Eski okulundan apar topar ayrıldığımız için; yolda "Burası bir yaz okuluydu. Yüzmeyi, başını batırmayı, böcek avlamayı, bahçe dedektifliğini öğrendin ve işimiz bitti." diye bir açıklama yapmıştım. Çok üzüldüm. Ne talihsizlik... Konuştuk Alpi ile ve şimdiki kararımızın ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha anladık.Hepimizin çocukları gülsün, oynasın, mutlu mesut gitsinler okullarına.

Kara gözlümün alıştırma günlerinde kah koridorda kah okulun bahçesinde bol bol "Nurturlayarak" zaman geçirdim. Geçtiğimiz hafta 3 gün sabah yavruyu okuluna bıraktıktan sonra soluğu Küçük Park' ta aldım. Garip geldi başlarda ama çabuk alıştım :)  3. gün henüz sipariş vermeden kahvem masaya geldi. Yanımda göz kulak olmam gereken Alpi yok. Gerçekten garipti.  Amaçsızca sokaktakilere bakabildiğimi fark etmemle kendime ait saatlerim olacağının dank etmesi aynı dakikalara denk gelir!

Hemen kendime ait saatleri değerlendirmeye giriştim :P Üsttekiler közlendi, alttakiler kurutuldu.

İlk bir kaç hafta öylesine geçti. Sonra eve giriştim. Şekil şemal değiştireyim dedim. öyle bir girişmişim ki; hala düzeltemiyorum. Kafam dolu tabii bu esnada. Ne yapabilirim, nasıl yapabilirimlerle dopdolu. Bir sertifika programı için başvuruda bulundum, yazlıkları kaldırıp kışlıkları çıkardım, bir fotoğrafçılık kursu kaçırdım, Nil' den bolca kitap topladım, bir arkadaş dürtüğüyle bir işe girişmeye karar verdim. belki de proje demeliyim. Şu sıralar bu beniçok heyecanlandırıyor. Bana şans dileyin.

Aklıma sıklıkla İdefix' in sanal kitap fuarı geliyor bu ara. Yine Kasım başında mı başlayacak acaba? Kitap demişken harika bir kitap tavsiyem var: Bir Kar Masalı. 
"Esra Özlem Şakar Özümüztoprak yazdı.
OİP resimledi.
Deniz Aslı Soykurum Çetin iPhone/iPad uygulamalarını hazırladı.
Özge Çatıkkaş seslendirdi..
Bütün blog bebeleri hani bize hani bize dedi:))" diye bitiyordu tanıtım yazısı. Aylardır ekrandan izliyordu blog bebeleri Bir Kar Masalı' nı. Şimdiyse kitaplıktan çekip almak için, gece başucunda tutmak için, ellerinde dokunabilmek için kitapçılarda! Alpi' ye hediye olarak almayacağım. Raflarda kendisi görsün ve alalım desin diye kitapçıya götüreceğim. Tekrar tebrik ediyorum :)


*Biterken; madem görsel kaygım vs diye yazdım; şu yazamadığım tatil postu sırf fotoğraflardan oluşsun. Arada altına adres, bilgi falan ekleyeyim. İyi haftalar dilerim.


4 yorum:

Di dedi ki...

Elif, bu yazi mutsuz gunumde beni cok mutlu etti. Alpi nin mutlulugu daim olsun.

ElfAna dedi ki...

Di..

MOMS OF ZECK dedi ki...

Alpi=ALP mi demek?
Ben de kocama aman Alp koyalım ALPi diye çağırırız demiştim de bana "I'll pee" on you diye espiri yapmıştı

ElfAna dedi ki...

Komikmis:) "Alpi" y lakap olarak kullaniyorum.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More