Bugün burada


Gözümün biri tv' de Whistleblower; diğeri netbook' un ekranında. Bir süredir savsaklıyorum blogu. Halbuki bir yazı dizisi hazırladım. Maksat paylaşmak. Bir dizi röportaj sürprizim var. Ama bazen gerçek hayatta bir şeyler öne geçiyor. Sanalla gerçek, gerçekle sanal karışıyor. İşler arapsaçına dönüyor. Oluyor. Olabiliyor. Hayat işte. Çocuğunuza Sınır Koyma; ayıla bayıla okuduğum bir kitap. Hem de defalarca. Birisi de bana okusa bu kitabı. Büyümeye devam. Dedim ya, yazdım ya; sadece H-A-Y-A-T!



Bugünün anlamı büyük benim için. Yeni öğretim yılına yeni bir kurumla merhaba diyeceğiz. Şu anda ayaklarım yerden kim bilir kaç metre havada! Yıllarca da inmezler umarım. Tam umudumu kaybetmişken; Alpi' nin yıllar boyunca gülümseyerek hatırlayacağı bir okulu olamayacak mı derken...

Bugün başladım ben yeni okulumuza. Bir süre hizmet içi eğitim, sınıf düzenlemesi, personel kaynaşması ve toplantılarla geçecek. İki gün boyunca kara kara düşündük RifBaba' yla. Ben yanımda Alpi' yi götüremeyeceğim. Babası işyerine götürse ilgilenemeyecek. Bu da en az 7 saat bilgisayar başında oyun oynaması demek. Bayrama kadar sürse bu durum, 15 gün! Ben çocuğumu tanıyorum; daha da iflah olmaz!!! Nurti' ye danıştım, en iyisi bu süreçte okula yakın başka bir okula kayıt yaptıralım dedik. 10-15 gün için tam ay parası vermek de çok sinir bozucu. 700-800 TL. Babaannesini arasak? Köyde işler yoğun. Yeni bebek var ilgilenilecek. Ramazandayız ve özellikle haftasonları kalabalık gruplar geliyor. En son gitiğimizde halasıyla yardıma kalkıştık; 200 e yakın tabak yıkadık! Gelebilir mi? Geliyor:)))) Rahatladık.

Dil çalışmalarına başlıyorduk. Askıya aldık babaanne gidene kadar. Sonra devam edeceğiz. Çok kararlı okuma-yazma öğrenmek konusunda.

Bugünden bahsedeyim biraz daha. Personel birbiriyle tanıştı. Sohbet ettik. Bir tanesi liseden aynı dönemde okuduğum bir arkadaş çıktı. Ne sürpriz. Bir başkası zaten arkadaşımdı; memnun olduk. Okulu gezdik. Herkes benim kadar heyecanlı mıydı? Hatırlamıyorum. Benimki bana yeter. Sınıfları düzenlemeye başladık. Masalar, sandalyeler, raflar hep streç sarılıydı. Açtık, kurduk, temizledik ve yerleştirdik. Danışmanımızı saatlerce bekledik. Hazırlandı, izledim, hazırlandı, konuştum.. Sonra bahçede bol bol sohbet ettik. Birbirimizi, kurum sahiplerini anlamaya çalıştık. RifBaba ve Alpi geldi. Bahçede mangal keyfi başladı. Alpi diğer çocuklarla oynadı, 3 tane salıncak daha olduğu halde; ağaca asılı bir tanesi için amansız bir mücadeleye girdi. Yemek yedi. Göletteki balıkları izledi ve kurbağaları yakalamaya çalıştı. Bir
Palomena prasina  ile dakikalarca oynadı, öptü ve kendi yanağına sürttü. Öptürmek istedi sanırım. Bilse  başına gelebilecekleri:)))) Eve getirmeye kalktı da en sonunda bahçedeki arkadaşlarının onu özleyebileceğine ikna ettik, bıraktı.

Eve dönerken; "En mutlu günlerimden birisiydi. Çok eğlendim." dedi ve dünyalar benim oldu. Başladığımız gibi devam etsin.


* Biterken; Whistleblower' ın hakkını veremedim, dayanamadım. Alpi uyuyor, RifBaba filmi izlemeye devam ediyor. Bir süre gün gün okulu yazacağım. Bununla beraber, hangi kurum olduğundan bahsetmek yok. Kendi aramızda yazıp, okuyoruz işte :P

7 yorum:

simy dedi ki...

Cok heyecanli. Cok hak edilmis bir mutluluk. Daha da guzel olacak!!! Neden olmasin ki...

sirâr dedi ki...

Elfanacım, bir masalın gerçeğe dönüşü bu! Çok heyecan verici! Tüm kalbimle paylaşıyorum. Ve yaz lütfen. Ne demişler, nurti güncellemeleri uçar, blog kalır :P

KEO dedi ki...

Sen ve Alpi adına o kadar çok sevindim ki!! herşey başladığı gibi masal tadında geçsin Elfanam;)

ece dedi ki...

hayırlısı olsun, herşeyin iyi olacağına eminim, hayat süprizlerle dolu :)

ElfAna dedi ki...

simy, di mi kiz!!:P

sirar, "bir masalin gercege donusu" cok begendim. Tam olarak hissettigim bu:) Yazmaya devam.

keo, tek dilegim bu. Tesekkur ederim:)

ece, eyvallah:))

Aylin Anne dedi ki...

hayırlısı olsun, sevgiler :)

ElfAna dedi ki...

Aylinannem, tesekkur ederim:)

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More