KARDEŞ SEVGİSİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KARDEŞ SEVGİSİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kardeşimi kıskanıyorum

Her şey Alpi' nin bir itirafıyla hız kazandı:
"Anne, itiraf ediyorum; kardeşimi çok kıskanıyorum! Bazen böyle duygulanıyorum ve ne yapacağımı da bilmiyorum. Ona zarar vermek istemiyorum ama o an sadece benimle ilgilenin istiyorum!" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Bir varmış, bir yokmuş

Bir varmış, bir yokmuş, kadın varmış, erkek varmış. Her birinin kendi ışığı varmış. Etraflarını aydınlatırlarmış. Çok neşelilermiş ama yalnızlarmış. Tesadüfen karşılaşmışlar, aşık olmuşlar. Elele tutuşup, beraber yürümeye başlamışlar. Artık ikisinin ışığı tek, büyük bir ışıkmış! Etrafı oldukça iyi aydınlatıyormuş.

Kardeş kıskançlığı kabusa döner mi?

İşte iki kardeşin ilk buluşma anları! "Yıllarca sürse de bekleyeceğim" demişti kara gözlü kuzum. Sabırla, heyecanla bekledi 39 haftayı..Her sabah uyandığında ve her akşam uyumadan önce, Kardeş' e karnıma günaydın ve iyi geceler öpücüğü kondurmayı hiç ihmal etmedi. Kardeşinin hazırlıklarını gebelik süreci boyunca birlikte yaptık. Giysileri beraber düzenledik, park yatağını babasıyla yıkadılar, 3. aydan sonra kontrollere beraber gittik, uyumadan önce doğduktan sonra yapacaklarını planladi ve biz de mutlulukla dinledik. Alpi' yi sürece oldukça iyi hazırladığımızı düşünüyorum. Kendisi de hasretle bekliyordu zaten Kardeş' i.

Abiler, Ablalar ve Kardeşleri için kitap önerileri

 İlk çocuğu kardeş fikrine hazırlarken ve kardeş kıskançlığına bir çözüm ararken yararlanılabilecek kitapların listesini çıkartmıştım. Listeye eklemek istediğiniz kitap varsa; lütfen sizler de ekleyin. Keyifli okumalar:

Yavrumuz kollarımızda

Abisinin beklediği; anne ve babasının ikinci baharı minik yavrumuz artık kollarımızda. 16 Ekim Salı akşamı, saat  20:20' de, 3540gr' lık cüssesiyle, tüm sevimliliğiyle gözlerini açtı. Yani bugün tam 1 aylık :) Kahvemi (kafeinsiz) alıp da bilgisayar başına geçtiğiimde; ilgili sensörleri harekete geçip ağladığından, anca yazabiliyorum. Doğum hikayemizle en kısa zamanda dönmeyi umuyorum. Kuzi uyanmadan ben kaçayım. Abi kardeş kucaklaşmasıyla sizleri başbaşa bırakayım. Kalın sağlıcakla ;)

Gebelikte 33. hafta

İlk kez hıçkırdı! Çok şaşırdım, hiç beklemiyordum. Elimi koydukça hissettim. Belki de bu güne kadar o yüzden hissetmedim. Alpi' ye gebeykenki duygularımı anımsadım:) RifBaba ilk kez hissetti. Daha önce bebeklerin hıçkırdıklarını duymamış. Kelimenin tam anlamıyla şok oldu. Çok mutlu olduk:) Alpi kuzuma da denk gelsin isterim. Son zamanlarda attığı her tekmeyle; sadece karnım değil de tüm vücudumun sarsıldığını hissediyorum.

Gebelikte 29. hafta

29. Hafta haberleri başlıyor! Hala tatil devam ediyordu 29. haftada ve manzarada buydu;) Sıcacık havaya bu şekilde katlanabildik. Bu arada Kardeş de kendi vücut ısısını ayarlayabiliyormuş artık. Duyuları tamamen gelişmiş durumdaymış ve ışık, ses, tat ile kokuyu algılayabiliyormuş. Parlak ışığa doğru başını çeviriyormuş. Bunu anlattığımdan beri Alpi devamlı karnıma doğru el fenerini tutarak kardeşiyle konuşuyor. Çok sevimli bir ikili olacak bunlar; ben size söyleyeyim. Bu hafta bağışıklık sistemi gelişmeye başlarmış ve doğumdan sonra da anne sütüyle devam edermiş. Yavrunun halen bir ismi yok. Evdeki en hararetli tartışmalar, bu konuda gerçekleşiyor:)
Kaynağımda yazılanın aksine; göğüslerimde rahatsızlık veya gerginlik hissi pek yok. Sırt ve bel ağrıları; yorgunluk sonrası kendini göstermeye başladı. Uzun yürüyüş ve plaj çantasının ağırlığı yüzünden 2 kez bayılacak gibi hissettim kendimi. RifBaba İzmir' de, benden başka taşıyacak kimse yok, dolmuş da devamlı dolu geçince; yürümeye mecbur kalmıştım. Zordu. RıfBaba' nın tekrar yanımıza dönüşü; coşku ve özlem ile karşılandı;) Bu hafta itibariyle şişlikler artabilirmiş; oldu da. Artık parmaklarımdaki şişlik artıp inmiyor. Belli bir şişlikte sabitlendi sanki. Yüzüklerinizi çıkartmak durumunda kalabilirsiniz der kaynak. Ben kaç ay önce çıkarttığıı hatırlamıyorum bile:) Kim bilir bir daha ne zaman takabileceğim. Ayaklarımda da aynı durum söz konusu olmalı; çünkü her zamanki babetlerimi giyince sıkıyor. Terlikler tek favorim oldular. Ayak parmaklarımsa, yorgunla beraber rahatsız edici bir şişliğe gelebiliyorlar. Yorucu egzersizlerin her türlüsünden kaçınmak gerekliyken; yüzmeye doğuma kadar devam edebilirmişim. Mümkün olduğunca hafta sonları Çeşme ya da Urla' ya kaçtık zaten. Fırsat çıktıkçada devam ederiz. Normal yüzme bir nebze de;sırtüstü yüzmek artık namümkün. Karnım, piramit gibi bir şekle bürünüyor. Aynı şekil; yattığım yerden doğrulurken de oluşuyor ve çokkötü hissettiriyor bana. O yüzden yan dönüp, yuvarlanarak kalkmaya çabalıyorum. Yüzme boyunca en eğlenceli bulduğum şey ise; aylardır sarılmak, kucağıma zıplamak için bekleyen Alpi ile kucaklaşabilmek. Hatta abartıp; suyun kaldırma kuvvetinden de yararlanarak, zıplattım, fırlattım. Çok keyifliydi:)

Kaynak: WebAnne


Gebelikte 18. hafta

Kardeş, 18 haftalık ve 212 gram!!! Kaynağıma göre; 130-140 gr civarında oluyor bu haftada bebekler. Alpi' de ultrasonda 2 hafta ileride gözüküyordu. Bakalım, Kardeş de bu şekilde mi devam edecek?

Alpi' ye kardeşi olacağını anlattık:)

10. haftayla birlikte, ilk trimester sona erince ki; bu bizim için şu demek oluyor: Tehlikeli dönem btti ve artık Alpi' ye beklediği resmi açıklamayı yapabiliriz.:))  Nil' in deyimiyle törenle anlatacağımız gün gedi çattı. Aldık karşımıza ve karnımda artık Alpi' nin kardeşinin olduğunu anlattık. Önce dondu kaldı, gözleri koca koca açıldı. O kısacık saniyelerde aklından neler geçti bilemem ama sonrasında yumuşak bir gülümseme yayıldı güzel yüzüne. "Yaşasın! Çok eğleneceğiz büyüyünce kardeşim!" dedi. Fazla üzerinde durmadık. Öğrendi ve şimdilik konu kapandı.
Bir kaç gün sonra doktor kontrolümüz olacaktı. Bir gece önce; Alpi' ye doktora gideceğimizi ve isterse bizimle gelebileceğini söyledik. İlk önce doktor deyince, benim diş hekimim zannetmiş ve balıkları anlatmaya başladı. Bu sefer ki doktor ziyaretimizin kardeşiyle ilgili olacağını hatırlattık. Ekranda kardeşini görebileceğini de ekledik. Kara gözlümden gelen ilk tepki hiç de beklediğim gibi olmadı:
"Nasıl görülecek? Canın acıyacak mı?"
Doktorun, karnımda mouse' a benzeyen bir alet gezdireceğini, bu aletin rahat hareket etmesi için de karnıma önce bir jelin sürüleceğini anlattım. Bir kez daha karnımın acıyıp acımayacağını sordu. Sakinleşmesi için kucağımıza aldık ve bunun kamereyla çekmek gibi bir şey olduğunu anlattık. "Tamam" dedi ve konu tekrar kapandı.
Muayene günü hazırlanıp çıktık, yolda bebekten bahsetmemeye gayret ettik. Daha çok kendisiyle sohbet ettik. Bir süre sonra oyun oynamaya daldı zaten. Muayenehane çok kaabalıktı o gün ve 1 saat beklemek zorunda kaldık. İlk yarım saat gayet iyi dayandı Alpi ve son yarım saat zaptedebilene aşk olsundu! Doktorun ofisine girdiğimizdeyse çoktan Kardeş' e olan ilgisini kaybetmişti. Soru cevaptan önce hızla ultrason odasına girdik. Her türlü alet ve edavatı kurcalamak istedi. Babası, ilgisini 1-2 dakikalığına ekrana çevirebildi ve bebek göründü! Hiç hareket etmeden durdu önce. O sırada Kardeş yan duruyordu. Hareketlendi ve ellerini sallamaya başladı.
Alpi:"Kardeş bana el salladı!" diye bağırdı:) Ardından ağzı kulaklarında, gamzeleri belli ede ede sırıttı. Sonra da "Gördüm! Artık içeriye gidebilir miyim?" diye sordu :) RifBaba, cep telefonunda bir oyun açarak Alpi' yi ofise oturtup geldi. Bu süre içinde de kardeşin el, kol ve bacaklarını sallayışını kameraya çekemedi :)
Cuma günü oldu bunlar. 3 gündür "Kardeşin olacakmış Alpi?" diye soran herkese "Evet! Gördüm, O da bana el salladı" diyor. O kadar güzel denk geldi ki; bu kadar olur:)) veee ağlamadım bu tanışma faslında ;)
Aslında canlandırmak istediğim bir sahne var. Araya hastalık girdi. Cuma akşamı konuyu fazla deşmek istemedim. Cumartesi öğleden sonra keyifsizleşti ve akabinde hastalandi. Bugün eh işte diyelim. En azından ateşi düştü. Daha iyi olduğunda, kafasında kardeş ile ilgili kaygılar oluşmadan bunu yapmak istiyorum.
Anlatırken, yanımızda RifBaba da olsun ki; fotoğraf çekebilsin. Alpi' ye anlattıktan sonra, buraya da yazacağım.

Gebelikte 9. hafta

9. haftanın sonundayız, zor yetiştim:) Kardeş sevdalısı Alpi ile karşılıyorum sizleri. Hala resmi bir açıklama yapmamaış olmamızı Alpi hiiiiç umursamıyor. Bütün gün kardeşten bahsediliyor, bütün gün illa ki aynı kıyafetlerle geziyoruz, göbeği açık yakalayamazsa da açıp ya sarılıyor ya da öpücükler konduruyor. Her akşamki uyku öncesi kitap rutinimizde mutlaka blogu görmek istediğini söylüyor. Kitabı kapatıp, "Alpi Harikalar Diyarında" yı açıyoruz. Maksat, sağ üstteki bebek app.inin görmek. "Bakalım kardeş ne kadar büyümüş:)" Bu gece uyku saatinde üçümüz birlikte uzandık yatağa ve kaşla göz arasında, RifBaba' nın elini karnımdayken gördü. "Çek len elini! O, benim kardeşim!!!" len olayına hiç girmiyorum da bu sahiplenmenin sonu hayrola.
 9. hafta itibariyle yemek sıkıntısı geri geldi. Porsiyonlar yine küçüldü. Fiziksel olarak çok daha iyi durumdayım. Tam da erken uyumaya başladım derken, kabuslar başladı. Alpi' den hatırladığım kadarıyla, daha işeriki aylarda başlamalıydı bu kaygılar. Böyle düşünmemin sebebi, hala aklı başında bir insan olarak görüyorum kendimi:P Ağlama veya herhangi bir duygusallık belirtisi göstermeden film ve haberleri izleyebiliyorum, her şeyi okuyabiliyorum. Alpi' yi beklerken neydi o öyle? Taş Devri' ni izlerken; Fred Dino' ya bağırdı diye ağlamıştım:) Bu hafta sonu doktor randevusu almayı düşünüyoruz. Bakalım kardeşi rahat bir pozisyonda görebilecek miyiz?
O zamana kadar çeşitli kaynaklardan okuduklarımla yetiniyorum. Mesela bu hafta itibariyle; el ve ayaklar daha belirgin hale gelmiş. Parmak çıkıntıları belirginleşmiş. Artık bir boynu varmış. Hareketlenmiş, ultrasonda görülebilirmiş fakat ben bunlari henüz hissedemezmişim. Bebeğin poposundaki kuyruğumsu uzantı gitmiş. Bu, çok komik görünüyordu:) Yüzdeki bütün organlar gelişiyor ve belirginleşiyor. Beyin hala en büyük organmış. Birçok iç organ oluşmaya başlarken; ince bağırsaklar uzar, böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlarmış! Alpi bu hafta içinde sormuştu bana,
-Kardeş şu anda karnındaysa çişini de karnının içine mi yapıyordur anne?
Ben de saf saf "henüz değildir tatlım" demiştim. O-hoooo ortalık çoktan şenlenmiş de haberim yokmuş!
Dış genital organlar farklılaşmaya başladığı halde; cinsiyet haka bilinmiyormuş. Alpi' deki  gibi 5,5. ayda öğrenmeyiz umarım. Çok heyecanlı bu:)

Ben, böyle görünüyorum; kardeş ise böyle:) Aşağı yukarı bir çilek kadarmış.


Fotoğraflar 8. haftaya aitler. Kaynaklara göre; rahmim büyüyor&ben karnımın büyüdüğünü hissediyormuşum fakat henüz dışarıdan bakılınca gebelik fark edilmiyormuş! E yukarıdaki fotoğraf nedir sevgili kaynakçalarım??? Yine geçen hafta bir bebek mağazasındaki satıcı; karnıma şöyle bakarak "2-2,5 aylık anca var bebeğiniz" demişti de küçük dilimi yutuyordum! İlk kez birisi dışarıdan kardeşi fark etti:) Hatta bir arkadaş "Cinsiyetini de sorsaydın bari" dedi:))))
Hazımsızlık, gaz ve mide yanması devam edermiş; bildiler. PMS deki duygusallık görülebilirmiş; bilemediler. Göğüsler dolgunlaşmaya devam ediyor ve sütyen mevzusu... Kaşıntı yapmaması önemli benim için. Sporcu modelleri uzun süre rahat ettirir diye düşünüyorum.
Geldik en ihmalkar olduğum bölüme: Günlük kalori ihtiyacım, 300 kalori kadar artmış ve ben süt içmiyorum. Alpi' ye gebeyken de sadece o dönem ve emzirmenin başlarında içip bırakmıştım. Yumurta ile olan küskünlüğümüz; Alpi' yi beklediğim ayların ortalarından itibaren devam ediyor. Bol yoğurt ve peynirle idare etmeye çalışıyorum. 
Herkes bana ilk trimester bitince başlayacağım destek haplardan bahsediyor. Bense folik asitin bitmesi için can atıyorum. Bu destek konusunu doktorlarım ile enine boyuna konuşacağım. Bir de yurt dışındaki arkadaşlarımla.
Kardeş hala tıbben embriyo olarak anılsa da; biz kendi aramızda ismini mırıldanmaya başladık.

*Biterken hava yağmurlu. Nerde o açık hava? Nerede o incecik yağan nisan yağmurları? Hava kapalı. 

İlk kalp atışlar

Cuma günü doktor kontrolümüz vardı. İlk kalp atışlarına şahit olduk. Alpi' nin kalp atışlarını da hem izlemiş hem de dinlemiştik. 2005 teknolojisi ile 2012 teknolojisi bir değil. Ekran buyuk ekrandı fakat ayrıntılar bu derece değildi. Bir fasulye düşünün. Üst tarafında da iki mercimek tanesi üst üste sanki zıplıyorlar! Yeni yeni kalp atışları. Nasıl da hızlı atıyordu. Ses duymayı denedik fakat doktorum henüz çok erken olduğunu ve doppleri sadece 1-2sn açık tutmanın şu aşama için kafi olduğunu söyledi. RifBaba ile bu mucizeye şahit olduğumuz için çok mutlu gülümsedik. Hatta ben kikirdedim:)

İki çizgi

İkiye dair ne çok söylenmiş söz, deyim, kalıp vs var:
İki, en küçük asal sayıdır
İki kere iki dört eder
İki elin sesi vardır
İki aşıktır
İki elin sesidir
İki çizgi vardır bir de

Kardeş Meselemiz

Oğlum artık 5,5 yaşında bir çocuk. Daha doğmadan, aklım fikrim O' na kaydı. Güzel bir gelişme ki; zaman geçtikçe normalleşiliyor. 


Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More