Kimler yemek yapmaya düşkün? Parmak kaldırın :P Yılın son günleri ve bir yenilik var "Alpi Harikalar Diyarında" da. Ara ara Ayşe; insanın aklını başından alan menüleriyle buradan hepimizi harekte geçirecek. Genellikle yemek bloglarında, seçilen bir yemeğin tarifi ve fotoğrafı yer alır. Ayşe' yi farklı kılacak olan ise menü önerecek olması. Hangi yemeğe ne yakışır? Püf noktaları nelerdir? Nasıl servis edilir? vb sorulara cevap olacak. Her seferinde bir de hayalini paylaşacak bizimle.
Kimdir Ayşe?
"Tam zamanlı ana, aslen ingilizce öğretmeni, şimdinin çevirmeni, kalben aşçı, hayalen çiftçi... Aden Kız'ın anası, Ceko Bey'in karısı, kendisinin çalısıyım. Zira; bakımsızlıktan ölebilirim, o derece de doğalım:))) Tek hayalim; kendi ürünlerimi yetiştirirken misafirlerimi de ağırlayabileceğim 4 odalı minik bir taş evde eko-turizm yapmak, ellerimle cici mamalar pişirmek... Öyle bir insankızıyım işte... "
Bir Yılbaşı Hayali
Kocaman kocaman kadim ağaçların olduğu bir ormanın ortasında, 2 odalı bir taş ev... İçinde; kuzine soba yanmakta, çıtır çıtır... Yere kadar olan salon camının önünde 2 sallanan sandalye, önünde bir ahşap sehpa el yapımı; sevgilimin gençliğinde yaptığı, benim verniklemekten bile imtina ettiğim, kıyamadığım sehpamız. Üstünde kocaman bir kupa naneli kahve, bir de tarçınlı, zencefilli, karanfilli ıhlamur... Kahve benim, ıhlamur sevgilimin... Kuzinenin üzerinde de fokurdayan bir çaydanlık... İçinden ruhumuzun derinliklerine işleyen tarçın, zencefil, karanfil kokusu yayılmakta... Tam arkamda bir radyo, pilli.. Patricia Kaas çalmakta... Kitabım elimde, karşımda yaşını almış sevgilim, gözlerimin kenarlarındaki kaz ayakları iyice kendini göstermiş, saçlarımdaki beyazlar çokça artmış... Bakıyorum gözünün içine hınzır bir gülümsemeyle... Her zamanki gibi anlıyor içimden geleni... O da gülüyor... Hatırladığımız ortak bir anı, tanıştığımız günden beri ortak olan tüm güzel anlarımız gibi... Çocuklar büyümüş. Dışarısı karla kaplı, lapa lapa düşüyor karlar, ara sıra kalbim titriyor, birden bire ağaçlardan karlar düşünce, sonra fark edince durumu, tıpkı ağaç dalının karın ağırlığında kurtuluşu gibi, korku gidiyor, kuş gibi oluyor yüreğim...sevgilime bakıyorum...yanına gidiyorum, sobanın yanındaki mindere oturuyoruz, dingin bir huzurla...başımı göğsüne yaslıyorum...gözlerimi kapatıyorum..soba sönene kadar bekleyelim diyorum...soba sönüyor...işte...son bir nefes...gözlerinin içine bakarak, son bir nefes...İşte böyle bir ölüm istiyorum Allah'tan...
Not: Bu yazıyı eşime okumaya başladığımda, sonuna gelmeden eşimden gelen tepki "Öyle ölelim Ayşe..Orada yaşlanıp, öyle ölelim:))"
Rabbime, bana aynı yöne baktığım bir eş verdiği için sonsuz şükürler olsun...
Ayşe, the hayalci:)
Fotoğraf, http://eastgwillimburywow.blogspot.com'dan alıntıdır.
*Biterken yarın akşam paylaşacağım Yılbaşı menüsünü bir bilseniz!
Ayşe' yi tanıştırayım
Posted by ElfAna on 12/29/2011 12:36:00 AM
| 6
yorum
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




6 yorum:
Bu Ayse tam benim kafadan :) Yaziyi okuyunca "ben de yazsam boyle olurdu" dedim. Menuyu merakla bekliyorum. Mutlu yilllar :)
Benden bizden, Menu bugun ogleden sonra yayimlanacak. Kacirma derim.
Hayal süpermiş. Kim istemez ki?
Sabah ezanı okunduğuna göre olmuştur dimi...Ayşeyi sevdim
ben de böyle düşünen insanlar oldukça mutlu oluyorum:)) kendimi süper hiisediyorum:)
mutlu oluyorum ben de bu yorumları okuduğumda...:)
çok ama çok teşekkürler...
Yorum Gönder